Bugün saat 14.00’te Afyonkarahisar merkezde Demokrat Parti Genel Kurulu yapıldı. Protokol yerli yerinde, il ve ilçe başkanları tam kadro… Muhalefet partilerinin il başkanları da oradaydı. Yani siyaset adına “olması gereken herkes” vardı.
Ama bir eksik vardı ki, sesi çok çıkıyordu: Afyonkarahisarlı vatandaş.
Afyon’un Ev Sahipliği, Afyon’un Yokluğu
Hani derler ya “ev sahibi misafiri kapıda karşılar” diye…
Bu kongrede ev sahibi evde yoktu.
Salonun ışıkları yanıyordu ama şehir kapatmış gibiydi.
Kongre Afyon’da yapıldı, Afyon ise başka bir yere çıkmıştı sanki.
Bu Şehrin Genel Başkanı Var, Haberimiz Yok
Demokrat Parti Genel Başkanı öyle sıradan bir isim değil.
Bu şehrin bayrağını Türkiye’nin dört bir yanında taşıyan, Afyon denince adı geçen bir isim.
Düzgün, kaliteli, polemikten uzak bir siyaset dili var.
Ama Afyonlu buna “bizim çocuk” refleksi göstermedi.
Bu da insanın aklına şu soruyu getiriyor: Biz kimi ne zaman sahipleneceğiz?
Siyasete Küstük de Haberimiz mi Yok?
Vatandaşın siyasete mesafesi yeni değil.
“Ben gitsem ne olacak?” cümlesi artık Afyon ağzının atasözü gibi.
Ama siyaset meydanı boş kalınca dolan hep başkaları oluyor.
Sonra da “Bizi kimse temsil etmiyor” diye veryansın ediyoruz.
Biraz çelişki kokmuyor mu?
Çay Bedava Olsaydı Salon Taşardı mı?
Şimdi dürüst olalım…
Aynı saatte bir AVM açılışı ya da bedava sucuk ekmek olsaydı tablo değişir miydi?
Muhtemelen evet.
Demek ki mesele siyaset değil, mesele ilgi eşiği.
Afyonlu siyasetle değil, fırsatla motive oluyor gibi.
Bu Şehir Sessizliği Sever Ama Fazlası Zarar
Afyon ağır başlıdır, doğrudur.
Ama bu kadar sessizlik bazen “yok sayılmaya” dönüşür.
Şehir kendi evladına sahip çıkmazsa, başkası hiç çıkmaz.
Siyaset, boş salonları değil; merak eden, sorgulayan kalabalıkları sever.
Bugün eksik olan tam da buydu.
İğne Ucu Kadar Bir Hatırlatma
Bu kongre sadece bir partinin meselesi değildi.
Bu, Afyon’un kendine bakma anıydı.
Aynaya baktık…
Ama galiba ışığı açmayı unuttuk.
Yorumlar